Almanya Federal Cumhuriyeti Anayasası'nın Temel Hakları Düzenleyen 19 Maddesi



 İkinci Dünya Savaşı, 1945 senesinde Nazi Almanyası'nın kesin yenilgisiyle neticelenince Almanya toprakları, Hitler'e karşı birlikte mücadele eden ABD, İngiltere, Fransa ve Sovyet Rusya'nın hakimiyeti altına girmiştir.


Berlin Duvarı

1949 yılında ABD, İngiltere ve Fransa hakimiyetindeki Batı Almanya topraklarında, başkenti Bonn olan Almanya Federal Cumhuriyeti kurulmuştur. Sovyet Rusya hakimiyetinde bulunan Doğu Almanya'da ise sosyalist bir devlet olan Almanya Demokratik Cumhuriyeti kurulmuştur. Doğu Almanya vatandaşlarının Batı'ya kaçmasını engellemek için Almanya Demokratik Cumhuriyeti tarafından 1961 yılında 46 km uzunluğundaki Berlin Duvarı inşaa edilerek Berlin ikiye bölünmüştür. Bu duvarı aşarak refah ve özgürlüklerin üst seviyede olduğu  Batı tarafına geçmek isteyen bir çok Doğu Almanya vatandaşı, ya öldürülmüş ya da yakalanarak hapsedilmiştir. Sovyet Rusya'nın dağılma sürecine girdiği 1989 yılında, bölünmüş Almanya'nın sembolü haline gelen Berlin Duvarı yıkılmıştır. 3 Ekim 1990 tarihinde ise Demokratik Almanya Cumhuriyeti kendini feshederek Almanya Federal Cumhuriyeti'ne katılma kararı almıştır. Başkent, Bonn'dan Berlin'e taşınmış ve böylece 16 eyaletten müteşekkil bugünkü Almanya (Almanya Federal Cumhuriyeti/Bundesrepublik Deutschland) ortaya çıkmıştır.



Berlin Duvarı'nın Yıkılışı

1949 yılında ilan edilen Almanya Federal Cumhuriyeti için kurucu meclis tarafından hazırlanan anayasa(Grundgesetz), şedit bir diktatörlüğün on iki yıllık politikaları sonucunda yerle yeksan olan bir ülkenin hangi değerler etrafında yeniden inşaa edildiğini göstermesi bakımından büyük öneme haizdir. 145 maddeden oluşan bu anayasanın temel hakları düzenleyen ilk 19 maddesini, Prof. Dr. Christian Rumpf ve Dr. Gökçe Uzar Schüller tarafından hazırlanan tercümeden faydalanarak sunarım:



Madde 1:

(İnsan haysiyetinin korunması) 

1.İnsan haysiyeti dokunulmazdır. Bütün devlet gücü buna saygı göstermek ve bunu korumakla vazifelidir. 

2. Alman Milleti, dokunulamaz ve devredilemez insan haklarını, dünyadaki her insan topluluğu için barışın ve adaletin temeli olarak kabul eder.

Madde 2:

(Hayat hakkı, şahsiyetin korunması, kişi özgürlüğü) 

1. Herkes, başkalarının haklarını ihlal etmemek, Anayasa düzenine ve ahlak kurallarına aykırı düşmemek şartıyla şahsiyetini özgürce geliştirme hakkına sahiptir. 

2. Herkes, yaşama hakkına ve beden bütünlüğünün korunması hakkına sahiptir. Kişi özgürlüğüne dokunulamaz. Bu haklar ancak bir kanuna dayanarak sınırlandırılabilir. 

Madde 3:

(Kanun önünde eşitlik, ayrım yasağı) 

1. Bütün insanlar kanun önünde eşittir. 

2. Erkekler ve kadınlar eşit haklara sahiptir. Devlet kadın-erkek eşitliğinin gerçek manada sağlanmasını teşvik eder ve eşitsizliklerin ortadan kaldırılması için çalışır. 

3. Hiç kimse cinsiyeti, soyu, ırkı, dili, yurdu ve kökeni, inancı, dini ya da siyasi fikirleri sebebiyle mağdur edilemez ve hiç kimseye imtiyaz tanınamaz. Hiç kimse sakatlığından dolayı mağdur edilemez. 

Madde 4:

(Din, vicdan ve inanç özgürlüğü, askerlik hizmetinin reddi) 

1. Din ve vicdan özgürlüğüne dokunulamaz. 

2. Dinin özgürce yaşanması güvence altındadır.

3. Hiç kimse silahlı savaş hizmetine zorlanamaz. 
 
Madde 5:

(Düşünce ve basın özgürlüğü; sanat ve bilim özgürlüğü)

1. Herkesin, fikirlerini söz, yazı ve resimle serbestçe yayma ve herkese açık kaynaklardan hiçbir engele uğramadan, bilgi edinme hakkı vardır. Basın özgürlüğü ile radyo ve film vasıtasıyla haber verme özgürlüğü güvence altındadır. Sansür uygulanamaz. 

2. Bu haklar, genel kanun hükümleri, gençliğin korunması hakkındaki kanunlar ve şahsi şeref hakları ile sınırlıdır. 

3. Sanat ve bilim, araştırma ve öğretim serbesttir. Öğretim özgürlüğü anayasaya sadakat yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. 

Madde 6:

(Evlilik, aile ve evlilik dışı çocuklar) 

1. Evlilik ve aile, devletin koruması altındadır. 

2. Çocukların bakım ve eğitimi, ananın ve babanın tabii hakkı ve en büyük sorumluluğudur. Devlet, onların bu görevlerini yerine getirmelerini gözetir. 

3. Velilerin iradesi dışında çocukları ailelerinden ayırmak ancak bir kanuna dayanarak ve velilerin sorumluluklarını yerine getirmemeleri veya başka sebeplerle çocukların bakımsız kalmaları halinde mümkündür. 

4. Her anne devletin himayesini isteme hakkına sahiptir. 

5. Evlilik dışı çocuklara, bedeni ve manevi gelişmeleri ve toplum içindeki konumları itibariyle evlilik içi çocuklarla eşit şartlar sağlanır. 

Madde 7:

(Okul sistemi) 

1. Bütün okullar devlet denetimi altındadır. 

2. Çocukların din dersine iştiraklarına veliler karar verir. 

3. Din dersi mezhep okulları dışındaki okullarda olağan derslerdendir. Din dersi, devletin denetimi altında dini toplulukların temel ilkeleriyle uygunluk içinde verilir. Hiçbir öğretmen din dersi vermeye zorlanamaz. 

4. Özel okul açma hakkı güvence altındadır. Kamu okullarının yerine geçerli olarak özel okullar, devlet izniyle kurulur ve eyalet yasalarına tabidirler. 

5. Özel bir ilkokul açılmasına ancak, özel bir pedagojik yarar bulunduğu eğitim idaresi tarafından kabul edilirse izin verilebilir. 

6. Hazırlık okulları kaldırılmıştır. 

Madde 8:

(Toplanma özgürlüğü) 

1. Bütün Almanlar, önceden bildirimde bulunmadan ve izin almaksızın sükunet içinde ve silahsız olarak toplanma hakkına sahiptir. 

2. Açık havada yapılan toplantılar için, bu hak kanunla sınırlandırılabilir.

Madde 9:

(Dayanışma özgürlüğü, toplu iş sözleşmesi) 

1. Bütün Almanlar dernek kurma hakkına sahiptir. 

2. Ceza kanunlarına aykırı amaç ve faaliyetleri olan, Anayasaya ve halkların birlikteliği fikrine karşı olan dernekler yasaktır. 

3. Sendika kurma hakkı herkes ve bütün meslekler için güvence altındadır. 

Madde 10:

(Mektup, posta ve iletişim gizliliği) 

1. Mektup ve telefon haberleşmelerinin gizliliğine dokunulamaz. 

2. Bu haklar ancak bir kanuna istinaden sınırlandırılabilir.

Madde 11:

(Dolaşım Özgürlüğü) 

1. Bütün Almanlar, federasyon topraklarının tamamında dolaşım özgürlüğüne sahiptir.

2. Bu hak ancak, yaşam kaynaklarının yetersiz olması ve bu nedenle topluma olağanüstü yükler gelmesi durumunda, federasyonun tamamının ya da bir eyaletinin varlığını veya anayasa düzenini tehdit eden tehlikelerin savuşturulması, salgın hastalık tehlikesi, tabii afetler, olağanüstü kazalar, gençliğin sefalet ve suç işleme hallerinden korunması hallerinde kanunla sınırlandırılabilir. 

Madde 12:

(Meslek özgürlüğü)

1. Bütün Almanlar mesleklerini, iş ve eğitim yerlerini serbestçe seçmek hakkına sahiptir. Mesleğin icrası kanunla ya da bir kanuna dayanarak düzenlenebilir. 

2. Hiç kimse, öteden beri genel ve herkes için eşit olarak düzenlenmiş kamu hizmeti dışında bir iş yapmaya zorlanamaz. 

3. Zorla çalıştırma ancak mahkeme tarafından verilmiş ceza çerçevesinde mümkündür.

Madde 12a:

(Askerlik ve diğer hizmet yükümlülükleri) 

1. 18 yaşını doldurmuş erkekler orduda federal sınır muhafızlığında veya sivil savunma birliklerinde hizmet altına alınabilir. 

2. Vicdani sebeplerle silahlı savaş hizmeti yapmak istemeyenler yedek bir hizmet altına alınabilir. Yedek hizmet süresi, askerlik hizmetinin süresini geçemez. Bunun ayrıntıları, vicdan özgürlüğünü ihlal etmeksizin, silahlı kuvvetler ve federal sınır muhafızlığı ile ilgili olmayan bir yedek hizmet olanağını öngören bir kanunla düzenlenir. 

3. Silahlı hizmete çağrılmayan yükümlüler, savaş halinde, bir kanunla sivil halkın korunması dahil olmak üzere, savunma amacıyla sivil görevlere çağrılabilirler.

4. Savaş halinde, sivil sağlık ve şifa düzeninde veya yerleşik askeri hastane örgütünde sivil hizmetlerin gönüllülerce sağlanamaması durumunda 18 yaşını doldurmuş-55 yaşını geçmemiş kadınlar kanunla bu gibi hizmetlere çağrılabilirler. Ancak, hiçbir şekilde silah altında hizmet etmekle yükümlü tutulamazlar. 

Madde 13:

(Konut dokunulmazlığı) 

1. Konuta dokunulamaz.

2. Aramalar, ancak hakim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunların öngördüğü diğer organların kararı üzerine kanunlar çerçevesinde yapılabilir. 

3. Bir kimsenin, yasada özel hükümle belirlenmiş gayet ağır suç işlediği kuşkusunu uyandıran durumlarda ve mevcut durumun araştırılmasında olağanüstü zorluklarla karşılaşıldığı hallerde suçun kovuşturulması amacıyla, mahkeme kararı ile konutun gözlenmesi için dinleme cihazlarının kullanılmasına izin verilebilir. Karar, üç hakimli bir mahkeme heyeti tarafından verilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde karar tek hakim tarafından da verilebilir.

4. Kamu güvenliğine yönelik başgösteren ağır tehlikeleri, özellikle genel bir tehlikeyi vaya ölüm tehlikesini savuşturmak amacıyla, konutların gözetlenmesinde teknik araçlar ancak hakim kararıyla kullanılabilir. Bu önlem, gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda ve hakim kararı derhal telafi edilmek şartıyla kanunla belirlenen başka bir organ tarafından da emredilebilir.

5. Teknik araçlar, yalnızca konutlarda görevli olan kişilerin korunması için öngörülüyorsa, önlem kanunla belirlenen bir organ tarafından emredilebilir. Bu sırada elde edilen bilgiler diğer amaçlarla ancak önlemin yasallığı yargıç tarafından tespit edilmesi şartıyla ve sadece cezai kovuşturma ve kamu düzeninin korunması amacıyla değerlendirilebilir; gecikmesinde sakınca olan durumlarda hakim kararı derhal telafi edilir. 

6. Federal Hükümet, Federal Meclise her yıl, 3. fıkraya, federasyonun görev ve yetki alanıyla sınırlı olmak üzre 4. fıkraya ve hakim denetimi gerektirdiği derecede sınırlı olmak kaydıyla 5. fıkraya dayalı olarak teknik araçların kullanımıyla ilgili bilgi verir. Federal Meclis tarafından seçilen bir kurul, bu rapora dayanarak meclis denetiminde bulunabilir. Eyaletler eşdeğer bir meclis denetimini sağlarlar.

7. Bunun dışında müdahale ve sınırlamalar ancak, genel bir tehlikeye veya bir kimsenin hayatını tehdit eden bir tehlikeye karşı önlem almak, bir kanuna dayanmak şartıyla kamu güvenliği ve düzenini tehdit eden tehlikelere karşı önlem almak, özellikle konut kıtlığının giderilmesi, salgınlara karşı savaşma veya gençleri kötü yollara düşmekten korumak amacıyla mümkündür.

Madde 14:

(Mülkiyet, miras hakkı ve kamulaştırma) 

1. Mülkiyet ve miras hakları güvence altındadır.

2. Mülkiyet yükümlülük doğurur. Mülkiyet hakkının kullanımı aynı zamanda toplumun yararına hizmet etmelidir. 

3. Kamulaştırma, ancak toplum yararı için mümkümdür. Kamulaştırma yalnız tazminatın biçim ve ölçüsünü düzenleyen bir kanunla yapılabilir. Tazminat, toplumun ve ilgililerin menfaati adil olarak gözetilmek şartıyla belirlenir. Tazminat miktarı üzerindeki anlaşmazlıklar halinde hukuk yolları açıktır.

Madde 15:

(Toplumsallaştırma) 

Toprak ve arazi, tabii kaynaklar ve üretim araçları, toplumsallaştırma amacıyla, tazminatın biçim ve ölçüsünü belirleyen bir kanunla, kollektif mülkiyet veya kamu ekonomisinin diğer şekillerine dönüştürülebilir. Tazminat konusunda 14. maddenin 3.fıkrasının 3. ve 4. cümleleri kıyasen uygulanır. 

Madde 16:

(Vatandaşlıktan Çıkarılma, yabancı ülkelere iade) 

1. Alman vatandaşlığı geri alınamaz. Vatandaşlık, ilgili kişinin kendi arzusuna aykırı olarak vatansız kalmaması şartıyla, ancak bir kanuna istinaden kaybettirilebilir

2. Hiçbir Alman yabancı bir devlete iade edilemez. Bu kuraldan farklı olarak hukuk devleti ilkeleri gözetilerek Avrupa Birliği'nin bir üye devletine veya uluslararası bir mahkemeye iadeler kanunla düzenlenir.

Madde 16a:

(Sığınma Hakkı)

1. Siyasi sebeplerle kovuşturulanlar sığınma hakkına sahiptir

2. Avrupa Birliğinin bir üye devletinden veya Mültecilerin Haklarıyla İlgili Antlaşmanın ve Avrupa İnsan Hak ve Özgürlüklerinin Korunması Hakkında Sözleşmenin fiilen uygulandığı üçüncü bir devletten giriş yapan kimse 1. fıkradan yararlanamaz. 1. cümlenin şartlarını yerine getiren Avrupa Birliği dışındaki devletler Federal Konsey tarafından onaylanmış bir kanunla belirlenir. 1. cümlede belirtilen hallerde, oturumu sona erdiren işlemler kanuni yollara başvurulara bakılmaksızın uygulanabilir. 

3. Federal Konseyin onayını gerektiren bir kanunla, hukuk düzenlerine, hukuk uygulamalarına ve genel siyasi şartlara göre siyasi kovuşturma, insanlık dışı veya aşağılayıcı ceza ya da işlemler olmayan devletler belirlenebilir. Böyle bir devletten gelen yabancı, siyasi kovuşturmaya uğradığını gösteren deliller sunmadığı sürece, kendisinin siyasi kovuşturmaya uğramadığı varsayılır. 

4. Oturumu sona erdiren işlemlerin yürütülmesi, 3.fıkrada yazılan veya açıkça asılsız olan veya sayılan hallerde, mahkeme tarafından ancak işlemin yasallığı konusunda ciddi kuşkuların bulunduğu halde durdurulabilir. İncelemenin kapsamı kısıtlanabilir ve geciken iddia ve savunmalar gözönünde tutulmayabilir. Ayrıntılar kanunla belirlenir.
5. Avrupa Birliği üye devletlerinin aralarında ve üçüncü devletlerle akdedilen ve sığınma isteklerinin incelenmesi ile sığınma kararlarının karşılıklı olarak tanınması konusunda yetki ve görevleri düzenleyen sözleşmeler, Mültecilerin Hakları Hakkında Antlaşmanın ve Avrupa İnsan Hak ve Özgürlüklerinin Korunması Hakkında Sözleşmenin yükümlülükleri gözönünde bulundurulmak ve bunların taraf devletlerde fiilen uygulanması kaydıyla, 1. ve 4. fıkralara aykırı sayılmaz.

Madde 17:

(Dilekçe Hakkı

Herkes, tek başına veya başkalarıyla birlikte toplu şekilde yetkili makamlara ya da yasama meclislerine, yazılı olarak dilek ve şikayette bulunma hakkına sahiptir.

Madde 17a:

(Savunma alanında sınırlandırmalar)

1. Askerlik ve yedek hizmetler hakkındaki kanunlar, silahlı kuvvetler ve yedek hizmet mensuplarının askerlik ya da yedek hizmet süresi boyunca, düşüncelerini söz, yazı ve resimle serbestçe açıklama ve yayma hakkını, toplanma özgürlüğü ve dilekçe hakkının toplu olarak kullanılmasını sınırlandırabilir.

2. Sivil halkın korunması dahil milli savunma hakkındaki kanunlar, dolaşım özgürlüğünü ve konut dokunulmazlığını sınırlandırabilir. 

Madde 18:

(Temel hakların kaybettirilmesi) 

Düşünceleri açıklama özgürlüğünü, özellikle basın özgürlüğünü, eğitim özgürlüğünü, toplanma özgürlüğünü, mektup-posta ve telefon haberleşmelerinin gizliliğini, mülkiyet hakkını veya sığınma hakkını, özgür demokratik temel düzene karşı mücadele amacıyla kötüye kullanan kişinin bu temel hakları kaybettirilir. Buna Federal Anayasa Mahkemesi karar verir. 

Madde 19:

(Temel hakların sınırlandırılması ve özü)

1. Bu Anayasaya göre, bir temel hakkın yasayla sınırlandırılması halinde, bu yasanın genel nitelikte olması şarttır. 

2. Bir temel hakkın özüne hiçbir şekilde dokunulamaz. 

3. Mahalli tüzel kişiler de, nitelikleri gereği uygulanabildiği ölçüde temel haklardan yararlanırlar.

4. Bir kamu gücü tarafından hakları ihlal edilen kişiye yargı yolu açıktır. Diğer yargı yollarının yetki ve görevleri saklı olmak üzere, adli yargı yolu izlenir. 10. maddenin 2. fıkrasının 2. cümlesi hükmü saklıdır.

Kommentare