Ne Yapmalıyız?

Çöle döndü dünyamız. Kum fırtınaları içinde sefilce yaşıyoruz. Boğulmamak için vahalar kurmalıyız. Saklamalıyız gözlerimizin ferini, ümidimiz tükenmemeli. Mukaddesler sütümüze emanet. 

İyiliği çoğaltmalıyız; kötülüğü bir hışımla boğmak mümkün değil. İyiliği öğretmeliyiz insan kardeşlerimize, iyiliği yüceltmeliyiz; aklımızdan çıkmamalı Aytmatov'un söyledikleri: "İyilik yola düşen, yoldan toplanan bir şey değildir. Tesadüfen de ele geçen bir şey değildir. İnsan iyiliği ancak başka bir insandan öğrenir."

Vazgeçmemeliyiz insan kalmaktan. Eğmiyoruz boynumuzu zorbalara diye kırbaçlar şaklatsalar tepemizde, parmaklıklar kapatsalar üzerimize ve bazımıza menzili görünse de gurbetin, dimdik durmalıyız tebessümle. Behey, ne muhteşemdir bazen gülümsemek, samimiyetle. 

Mütevazıdır bütün ölümler; kralınki de köleninki de. Biz mütevazı yaşamalıyız. Ve konuşmaktan çok dinlemeliyiz. Lakin hak geldi mi bir kere dilimize, haykırmalıyız onu; homurdanmak yaraşmaz şerefimize. 

Bıktık sahte kahramanların destanlarından, iğrenelim sarayların süslü duvarlarından; alelade görünen insanlarla yürümeliyiz artık, hazinelere malik viraneleri bulmalıyız. Bre! Doğru sözlere açılsın kulaklarımız hele, 'hokus-pokus, abra-kadabra' yalan! 

Tutalım ki 'güneşten ışık yontmak' harcımız değil, yanmaya da cesaretimiz  yok karanlıkları çıkartmak için aydınlığa; en azından azmimiz olmalı mumlar tutuşturup ateş böcekleriyle yoldaşlığa. Yırtmalıyız zifiri geceyi, sabaha çıkmalıyız, mutlaka çıkmalıyız! 

Musa Nil'e bırakıldığında, çoktan boğulmuştu Firavun aslında. Zalim yıkıldı-yıkılacak, zulüm dağıldı-dağılacak; direnmeliyiz. Direnmeliyiz; imanla, kitapla, sanatla, işle, umutla. Ve söz vermeliyiz birbirimize; buluşmak için her sene, Meriç'in kıyısında.

Kommentare