Tuluat Tiyatrosu



Sahne 1:

Trump Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdı ve Abd'nin İsrail Büyükelçiliği Tel Aviv'den Kudüs'e nakledildi. Çıkan olaylarda yetmiş Filistinli sivil şehit oldu. Hainler manidar bir zamanlamayla Reis'in İngiltere'de olduğu günleri seçmişti bu menfur icraat için. Reis, İngiltere'den 'Eyy' diye bir çıkış çıkıştı, yer yerinden oynadı; üstüne İsrail'i alt-üst edecek bir karar alarak bütün yandaşlarına Yenikapı'da toplanma talimatı verdi. Toplandılar. Önce Bahçeli, ardından da İslam dünyasının medar-i iftiharı Reis nutuk irad eylediler. Hep bir ağızdan 'Kahrolsun İsrail' diye bağırdılar. Selfie çektirdiler ve dağıldılar. İsrail hala kendine gelemedi, Trump 'ben ne ettim böyle, kendi ayağıma sıktım resmen' diye diye kafasını Beyaz Saray'ın duvarlarına vurdu. Daha da iflah olmazlar gayri.

Sahne 2:

1 Dolar 4.50 TL'ye çıktı.
Benzin fiyatı 6.30 TL'ye fırladı.
Mazot 5.80 TL oldu.
Kul sıkışmadan Hızır yetişmez tabii; memleketin her tarafından doğalgaz ve petrol fışkırmaya başladı. Bolu'da çıkan gazın saflık oranı %98 olarak tespit edildi. Batman'ın ardından Şırnak ve Mardin'den petrol çıktığı müjdesi halkımıza duyuruldu; millet şükür secdesine kapanmaya davet edildi. Akıyor, bu aralar maaşaallah. Daha da çıkar, bunun ardı hemen kesilmez artık, damar bulundu bir kere. Almanya kıskançlık krizine girdi, Fransa tepiniyor, İngiltere sinsi sinsi seyrediyor olup biteni, İspanya haset haset bakıyor, Yunanistan'ın ağzını bıçak açmıyor. Hamdolsun.

Sahne 3:

Tarım Bakanı milletin eti elli-altmış liradan aldığını duyunca şaşırdı. 'Kafayı mı yediniz, ete o kadar para verilir mi, bizim hanım 29 liradan alıyor, ailecek yiyoruz afiyetle' dedi. Halk sudan ucuz olan eti kendilerine fahiş fiyattan kakalayan mahalle kasaplarına tepkili. Neyse ki oyun bozuldu! Bakanımızın muhterem eşi ve alış-veriş yaptığı işletmenin sahibi kahraman ilan edilmeli. Onların sayesinde memlekette etin kilosunun 29 TL olduğu anlaşıldı; düşünsenize 30 TL bile değil. Ne kadar teşekkür edilse az, millet gaflet uykusundan uyandırıldı. Çok şükür.

Sahne 4:

Sakallı Süleyman Emmi yıllardır "irtica geliyaeh, laiklik elden gidiyaeh" diye bağırarak memleketi birbirine katan CHP zihniyetini yerden yere vurdu; Akp'nin yetmiş yıl önce iktidara gelmemesinden bizar olduğunu haykırdı. Malum zihniyet, utanıp arlanacağına kahraman emmimizin dişlerini fırçalamamasıyla dalga geçti. Yiğit Süleyman parmağını sallaya sallaya '155'i ararun, aldururum içeri, burada kurtaj yapuyoh, ha-innn' diye bağırır bağırmaz çil yavrusu gibi dağıldı emperyalist uşakları. Böyle imanlı insanlar oldukça sırtımız yere gelmez, diyin sağa.

Sahne 5:

Gönül dünyamızın şifası Muhterem Nihat Hatipoğlu Hocamız, bu Ramazan da mukaddes vazifesini eda etmek üzere ekranlarımızda yerini aldı. En çetrefil sualleri bile tereyağından kıl çeker gibi hall-u fasl eyliyor. Huzur içindeyiz. Hocamızın kesesine ve ömrüne bereket.

Sahne 6:

Şırnak'ta İl Sağlık Müdürünün arabasını aramaya kalkışan gafil polisler sürülmüş, hadleri bildirilmiş. Şırnak'tan nereye sürülmüş olabilecekleri kamuoyunda merak konusu olsa da hadlerinin ivedilikle bildirilmesi memnuniyet verici. Artık ayaklarını denk alırlar. "Siz kimsiniz de beni arıyorsunuz ulan" diye bağıran devletlulara hakkıyla hürmet göstermeyi öğrensinler, zalimler.

Sahne 7:

İleri demokrasimizin gereğidir diye kendisine özgürce seçim çalışması yapma hakkı tanınan cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, yedi gün-yirmi dört saat Reis-i Cumhurumuzun konuşmalarını yayınlayarak milli birlik ve beraberliğimize hizmet eden TRT'ye beddua etti. "Bizden aldığınız katkı payları boğazınıza dursun, bütün konuşmalarımı üç-beş dakikayla geçiştiriyorsunuz" dedi. Bu acı sözler Akp'ye gönül vermiş Anadolu insanının rikkatine dokundu. "Aza kanaat etmeyen çoğu bulamaz, müslüman müslümana beddua etmez. Sayın İnce, bir dakika bile gösterilmeyenler var; buldunuz bulandırmayın" sitemleri ayyuka çıktı. Muharrem Bey'in hatasını anlayıp içinde bulunduğumuz şu mübarek ayı fırsat bilerek istiğfar etmesi bekleniyor.

Sahne 8:

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız bir genelge yayınlayarak memurlarına halkımızı bilinçlendirme vazifesi tevdi etmiş. Memurlar, sosyal yardım alan evleri tek tek gezerek seçimde oylarını akıllıca kullanmadıkları takdirde aldıkları yardımların kesileceği hususunda halkımızı uyaracaklar. Son pişmanlık fayda vermez alimallah, değil mi efendim!?  Vatana hizmet budur, kıymetli bakanımızı alkışlıyorum.

Sahne 9:

KHK ile işlerinden ihraç edilenler ağaç kökü yemeye devam ediyor. Hiçbir soruşturmaya uğramayanlar ya da mahkemede üzerlerine atılı suçlardan beraat edenler dahi 'testi kırılmadan taşıyanı dövmek' kabilinden görevlerine iade edilmiyor ki bihakkın ıslah olsunlar, nefisleri iyice terbiye görsün. Öte yandan tank, uçak savar, helikopter, el bombası ve makineli tüfek kullanarak darbeye teşebbüs etmiş olan öğretmenler, doktorlar, mühendisler, ev hanımları çoluk-çocuk zindanlarda istirahat etmeye devam ediyor. Suçları yoksa çıkarlar elbet, sabrın sonu selamettir.

Sahne 10:

Memleket mahkemeleri, yargılananlara bol keseden müebbed hapis cezası dağıtıyor. Hakkında beş yüz defa müebbed hapis isteminde bulunulanların bile varlığını sağdan-soldan duyuyoruz. Öyle ki sade suya bir tanecik müebbed hapis cezası almış olanlara suçlu gözüyle bakılmıyor artık. Beş-on sene yatıp çıkacaklar ise misafir sayılır.

Sahne 11:

Binali Yıldırım'ın "g" ile "ğ" arasındaki farkı öğrenmek üzere olduğu haberi piyasaları rahatlattı; faizler bir miktar düştü, borsa kısa süreli yükselişe geçti.

TBMM Başkanı cumhuriyetçi olduğunu ilan etti; içimize su serpildi.

Emrindeki askerler darbeye teşebbüs etmiş olan Hulusi Akar hala Genel Kurmay Başkanı.

"Darbe hakkında beni neden bilgilendirmediniz, oysa siz bana bağlıydınız" diyen Başbakana verecek cevap bulamamış Hakan Fidan hala MİT Müsteşarı; adamın başındaki memleket meseleleri yetmezmiş gibi yeğeni de dağa çıkmış. Yüce Mevlam güç-kuvvet versin!

Bekir Bozdağ Adalet Bakanı olarak hizmet vermeye devam ediyor. 

Aday olmak için yüz bin imzayı sidik zoruyla bulan Doğu Perinçek, seçimleri kazanacağını iddia etti.
Destici, "Lanet olası muhalifler, işleri güçleri sayın Erdoğan'ı indirmeye çalışmak. Böyle cömert insan bulunur mu oysa; sayın cumhurbaşkanımız bize de cömert olacaktır, ağanın eli tutulmaz" dedi.

Yerde yatan madenciye attığı tekmeyle meşhur olan Yusuf Yerkel, incinen ayağının acısını kalbine gömerek dört sene sonra özür diledi. Ne gani gönüllü adam! 
                                    
***

Memleketimiz sanata doyuyor.
Her köşe başında ayrı bir tuluat tiyatrosu.
Severek seyrediyoruz.
İyi seyirler! 

Yalnız Muhalif

Kommentare