AKIL TUTULMASI




Herkesin malumu olduğu üzre; ülkemiz, tarihinin en müreffeh ve ümit vadeden günlerini yaşamaktadır. Milletimiz, her alanda devam eden büyük atılımları, Fransız İnkılab-ı Kebir'ini bile gölgede bırakacak dev bir silkinme hareketiyle, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine yeşil ışık yakarak taçlandırmıştır. Yeni dönemde Türkiye'nin, bütün iç ve dış düşmanlarını kedere garkedecek hamlelerle, Düvel-i Muazzama arasındaki yerini tekrar elde edeceği aşikardır. Eski Türkiye'de her köşe başında rastlanan 'ne olacak bu ülkenin hali' diye ahlanıp vahlanan vatandaş manzaralarından artık eser yok. Herkes işinde gücünde; insanlar, bir yandan bu güzel günlerin tadını çıkarırken, öte yandan ülkenin şahlanan ekonomisine katkı sunmak için gece gündüz ter döküyor. Her cenahta bir bayram havası, herkeste müthiş bir iştiyak. Nefirler, borular, nekkareler çalınsa yeridir. Yazarken bile gözlerimin nemlendiğini belirtmeden geçemeyeceğim. Titreme nöbeti de geliyor heyecandan, düşündükçe.

Ancak bazı kardeşlerimizde rehavet emareleri baş gösteriyor sanki. Gevşemeyin eyy yiğitler!!! Düşman daima tetiktedir, unutmayın!

Memleket sathına yayılan bu aydınlık havadan, yarasa misüllü rahatsız olan bazı kem kişilerin faaliyetleri karşısında, uyanık olmaya her zamankinden fazla ihtiyaç vardır.

Halk arasında aslı astarı olmayan bazı rivayetlerin dolaştığını duyuyoruz. Her ne kadar bu rivayetler tevatür derecesine ulaşmış değilse de, erkenden müdahale ederek hakikatleri dillendirmek suretiyle, bazı saf insanlarımızın aklının bulanması tehlikesini bertaraf etmeliyiz. Şimdi, bu mübarek davaya çapımca küçük bir katkı sunmak amacıyla, ortalık yerde dolaşan dedikodulardan bazılarına cevap vermeye çalışacağım. Gayretlerimin dava arkadaşlarıma nümune-i imtisal olmasını temenni ederim.

Kulağıma çalınan iddialar arasında en gülünç ve ehemmiyetsiz olanı- bak gülmekten yazmaya kısa bir ara vermek zorunda kaldım- ülke yönetiminin diktatörlüğe dönüştüğü şeklinde. Bu sözlerin nasıl da boş olduğunu anlamak için milletimizin şan-u şerefle dolu tarihi hakkında üstünkörü malumat sahibi olmak bile kifayet eder. Ezelden beri hür yaşayan milletimiz, mazisinin hiçbir döneminde diktatörlüğün d'siyle bile karşı karşıya kalmamıştır. El'an, Ortadoğu ve Balkanların ve dahi Avrupa'nın en işlek demokrasisi ülkemizde yaşanmaktadır. Memleketin her bucağında özgürlük meltemleri ılgıt ılgıt eserek tenimizi okşamaktadır. Demokrasinin -sözümona- beşiği sayılan ülkelerde mukim gurbetçilerimizin, bu konudaki şahadetleri en büyük delildir. Avrupa'daki gayr-i insani uygulamalardan rahatsız olan vatandaşlarımızın akın akın vatana avdet etmeleri an meselesidir, biiznillah. 

Ülkemizin gerçekleriyle çok çelişik olduğundan yüksek sesle dile getirilemeyen diğer bir iddia ise, büyük bir ekonomik buhranın tam kıyısında olduğumuz yönünde. Yani, şuyu'u vukuundan beter derler ya, aynen öyle. Bunlar düşman lafıdır kardeşlerim, düşman lafı, diye haykırasım gelmiyor değil. İstanbul caddelerindeki lüks araçlar hangi Avrupa ülkesinde var Allah aşkına? Haftasonu çıkıp Boğaz'daki mekanlarda birazcık gezinseniz, ortalığın tıklım tıklım olduğunu farkedersiniz hemen. O da yetmezse; açın da, vatan evlatlarının instagram hesaplarından paylaştıkları fotoğraflara bir nazar edin; hepsi ne kadar da mutlu! Millet, parayı nasıl harcayacağını şaşırmış vaziyette. Ekonomi her geçen gün büyüyor; rakamlar ortada. Dolar yükseliyor, TL değer kaybediyor, diyenlere ise hiç cevap vermeye lüzum yok. Müsterih olup, Allah'a tevekkül kılmak lazım. Bütün dünyada para kıtlığı olduğu herkesin malumu. Sükunet içinde yolumuza emin adımlarla devam eder, içimizden seçtiğimiz Ulu'l Emr'e itaatte kusur eylemezsek, daha önce olduğu gibi bu kriz de teğet geçecektir, inşaallah.

Muhterem Reis-i Cumhurumuz'un tensip buyurdukları atamalara  bazı mahfillerde yöneltilen eleştiriler olduğu da etrafta dolaşan şayialar arasında. Milletin ağzı torba değil ki büzesin! Akrabalar kayırılıyormuş, liyakate önem verilmiyormuş. İnanılır gibi değil! Yüzde 99'u müslüman olan ülkemizde, hadi çürük-çarıkları ayıklasak yüzde 75'i müslüman olan aziz vatanımızda, bu sözlere zinhar itibar olunmamalıdır. Hz. Osman Efendimiz de akrabalarını atadıydı böyle. Ona da itiraz etti dalalet içindeki güruhlar. Sakın biz de o dalalet içindekilerden olmayalım. Hem bu dünyamız hem öbür dünyamız berbat olur, alimallah. 

Milletin arasına söylenti yayanlar, bazen de türlü araştırma şirketlerinin verilerini kullanıyorlar inandırıcı olmak için. Mesela, Hukukun Üstünlüğü Endeksinde Türkiye 113 ülke arasında 101. sıradaymış. Yok efendim, Uluslararası Eğitim Değerlendirme Testi'nde (PİSA) 72 ülke arasında 50. olmuşuz. Vay efendim, son açıklanan Demokrasi Endeksinde 165 ülke arasında 97. sıraya gerilemişiz. Tabii ki, bu araştırmaları yapanlar tamamen dış mihraklar. Oyun zaten ortada. Çekemiyorlar bizi. Ellerinden engellemek de gelmiyor. Acziyetlerinden böyle düzmece raporlar hazırlayarak, çamur at izi kalsın nev'inden çirkeflikler sergiliyorlar. Bu haberlere kulakları tıkayıp, aldırış etmemek zannımca en doğrusu. Hasetlerinden çatlasınlar!

Trump tweet atmış güya; papazı salın, salmazsanız ben bilirim yapacağımı, demiş. Daha şurada kaç gün oldu Trump ile Reis-i Cumhurumuz el ele fotoğraf çektireli. Ehl-i fitne ve'l firak yayıyor bu haberleri. Sosyal medyada yalan haberden geçilmiyor zaten. Trump adına bir meczup, açmıştır bir hesap, döşemiştir tweeti. Çocuk oyuncağı bu işler! Diyelim gerçek, ne çıkar yani! Salarız pastörlerini; devletimiz böyle basit işlerin kolaylıkla üstesinden gelir. Bunlarla çene yormaya gerek yok.

Sözü hülasa etmek lazım; bu güft-u gu uzar gider yoksa.

Şunu da yazayım da taşı gediğine koymuş olayım.

Dün ay tutuldu ya, kanlı ay tutulması hani.
Sosyal medyada başlık açmışlar #aytutulması diye. Bunu fırsat bilen münkirler ve münafıklar hemen bir muhalif başlık açmış; adını da #akıltutulması koymuşlar. Hezeyanlarını sıralıyorlar, vatanperver evlatlarımızı akıl tutulmasına uğramakla itham ediyorlar.

Halbuki, aklımız tutulsa ne ziyanı var; akıllı köprü arayana kadar deli sudan geçmiş, azizim!



Yalnız Muhalif 


NOT:
Bu blogdaki yazıları takip etmek için yukarıdaki 'abonieren' butonuna basmanız, e-mailinizi vermeniz ve e-mail adresinize gelecek onay linkini tıklamanız yeterli olacaktır.




Kommentare

  1. Harbiden ironi ile doluymuş yazı. Eline emeğine sağlık. Bu tarz yazıların devamı gelir inşallah.

    AntwortenLöschen

Kommentar veröffentlichen