Danışmanları Tayyip Erdoğan'a Nasreddin Hoca Fıkrası Anlatsın!



Fransız gazeteci Loup Bureau, Temmuz 2017'de  Habur sınır kapısından Türkiye'ye giriş yapmak isterken yakalandı. Irak ve Suriye'deki terör örgütleriyle bağlantılı olduğu iddiasıyla tutuklanması talep edildi. Mahkeme tarafından tutuklandı ve Şırnak T Tipi Cezaevi'ne konuldu. Uluslararası gazetecilik örgütleri ayağa kalkarak, gazeteciliğin suç sayılamayacağını dile getirdiler. Türk yetkililer, bu açıklamalara şiddetle karşı çıktı ve. Fransız gazetecinin 'gazetecilik' yaptığı için değil, terör faaliyetlerinde bulunduğuna dair güçlü deliller olması nedeniyle hapiste olduğunu, ağızlarını doldura doldura savundular. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron derhal Recep Tayyip Erdoğan'ı aradı. Burenau'nun hemen serbest bırakılmasını talep etti. Yetmedi, bir daha aradı. O da yetmedi, Dışişleri Bakanı Jean-Yues Le Drian'ı Türkiye'ye gönderdi. Le Drian, Dışişleri bakanımız Mevlüt Çavuşaoğlu ile görüştü. Sonra Reis-i Cumhurumuzun iltifatına mazhar olarak saraya kabul edildi. Türkiye tarafından günlerce, tehlikeli bir terörist olduğu savunulan Loup Bureau, Eylül 2017'de serbest bırakıldı. Bureau'nun avukatı Martin Pradel, sevinçli haberi Twitter'dan duyurdu.

*

Türk kökenli Alman gazeteci Deniz Yücel, terör örgütü propagandası yapmak suçlamasıyla Şubat 2017'de tutuklandı ve cezaevine konuldu. Yücel'in muhabirliğini yaptığı Die Welt gazetesi olayı manşetine taşıdı. Almanya Başbakanı Merkel, tutuklama kararını kınadı.

Mayıs 2017'de bu defa bir başka Alman vatandaşı, yazar  Meşale Tolu hakkında terör örgütü propagandası yapmaktan tutuklama kararı verildi. Türkiye ve Almanya arasında gerginlik tırmanmaya başladı.

Temmuz 2017'de Büyükada'da toplantı halindeki on insan hakları savunucusu gözaltına alındı, altısı tutuklandı. Tutuklananlar arasında, Alman aktivist Steudtner de vardı. Büyükada'daki toplantıda, Türkiye sathında çeşitli toplumsal kargaşa hareketlerinin planlandığı iddia edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu sözde insan hakları savunucularının Türkiye'yi karıştırmak için çalıştıklarını çok iyi bildiğini açıkladı.

Almanya ile gerilim had safhaya tırmandı. Merkel sert açıklamalar yaptı. Erdoğan, aşağı koymadı. Her fırsatta bütün üst düzey Türk yetkililer, tutuklananların nasıl tehlikeli insanlar olduğunu, haklarında hazırlanan dosyalarda nasıl sağlam deliller bulunduğunu, dünya kamuoyuna anlatmaya çalıştılar. Almanya, Türkiye'yi  silah satış anlaşmalarını askıya almakla tehdit etti. Eski Almanya Başbakanı Schröder, Merkel'den aldığı geniş yetkilerle arabulucu olarak Türkiye'ye geldi. Saraya çıktı, Tayyip Erdoğan'la görüştü. Görüşmenin ardından bir kaç ay arayla önce insan hakları savunucuları, sonra Meşale Tolu ve en son olarak da Deniz Yücel serbest bırakıldı.

Kendisine tahsis edilen özel uçakla Almanya'ya giden Deniz Yücel, anında gazetecilik yapmaya başladı. Cep telefonuyla yaptığı çekimde, daha birkaç gün önce mahkemenin kendisi hakkında tutukluluğun devamı yönünde karar vermesine rağmen, Erdoğan'ın talimatıyla serbest bırakıldığını söyledi ve Türkiye'de hukuğun bir kişinin iki dudağı arasında olduğunu bütün dünyaya ilan etti.

*

Malumunuz, henüz bir hafta olmadı; ABD Başkanı Trump Türkiye'de tutuklu bulunan Amerikan vatandaşı Pastör Brunson'un serbest bırakılması için twitter vasıtasıyla başvuruda bulundu. Erdoğan, vaktiyle Trump'a,  'al papazı-ver papazı' şeklinde dünya hukuk tarihine geçecek bir takas teklifi yapmış, ancak bu teklif kabul edilmemişti. Trump'un ardından, ABD Başkan Yardımcısı Pence de twitter hesabından bir mesaj yayınladı ve pastörün serbest bırakılmaması halinde, Türkiye'ye yaptırımlar uygulanacağını duyurdu. Brunson, apar topar ev hapsine çıkarıldı. ABD, yetmez, serbest bırakacaksınız diye efelendi. İki türk bakanın, ABD'deki mal varlıklarına el koydu ve ülkeye giriş çıkışlarını yasakladı. 1 Dolar, 5 TL'yi geçti. Başta büyük devlet adamı cumhurbaşkanımız olmak üzere, ne kadar siyasi parti temsilcisi varsa hepsi, ABD'yi kınadı. Hep birlikte Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu haykırdılar. Ülkemizde mahkemeler bağımsızdır, birileri istiyor diye suçluları serbest bırakamayız, siz bu devleti çadır devleti mi sandınız, diye bağırdılar. Ak troller Trump'u sosyal medya üzerinden taciz etti. Sivil toplum kuruluşları 'ABD'nin tehditlerine karşı devletimizin yanındayız' mesajı verdi. Hint Horozlarını Çoğaltma ve Koruma Derneği Başkanı bile görüntülü mesaj yayınlayarak, Reis-i Cumhurumuza destek açıklaması yaptı. 

Trump henüz geri adım atmadı, bekliyoruz.

*

Hadisatın geldiği nokta, bana bir Nasreddin hoca fıkrasını hatırlattı.

Anlatayım:

Nasreddin Hoca bir gün, işin-gücün verdiği yorgunlukla eve gelip, divanın üzerine uzanmış. Tam uykuya dalacağı sırada, bir fare hocanın sakalının üzerinden geçerek divanın altına girivermiş. Hoca, hiddetle derhal hanımını çağırmış. Zavallı kadın daha ne olduğunun farkına bile varamadan, Hoca'dan fırça yemeye başlamış. Hoca, açmış ağzını yummuş gözünü. Eyy gafil kadın, şurada bir lahza istirahat edelim dedik, neden etrafa göz kulak olmuyorsun, az önce bir fare sakalımın üzerinden geçti, nasıl böyle bir şey olabilir ha nasıl, diye bağırmış. Şaşkınlık içindeki kadıncağız, bakmış ne dese işin içinden çıkamayacak. Aman Hocam! Küçücük bir muzır hayvan sakalınızın üzerinden geçti diye bunca hiddetlenmeyiniz, ne olacak altı üstü bir fare işte, demiş. Nasreddin Hoca, karısının saflığı karşısında hayrete düşerek şöyle cevap vermiş: Behey gafil kadın! Bir farenin geçmesi bir şey değil de, diğer fareler de sakalımı yol zanneder diye korkuyorum.

*

Sayın Cumhurbaşkanımız daha önce, yoğun gündeminden bahisle kitap okumaya zaman bulamadığını, ancak arkadaşlarının getirdiği kitap özetlerine göz atabildiğini ifade etmişti. O zamanlar kendileri sade suya bir cumhurbaşkanı idiler. Şimdi, Devlet Başkanı olup, bütün yönetimi şahs-ı mübareklerine bağladıklarına göre, artık kitap özeti de okuyamayacakları aşikar. Bari danışmanları ara-sıra Nasreddin Hoca fıkraları anlatmayı akletseler; umulur ki, kıssadan hisse çıkarır  zat-ı devletleri.


Yalnız Muhalif


NOT:
Bu blogdaki yazıları takip etmek için yukarıdaki 'abonieren' butonuna basmanız, e-mailinizi vermeniz ve e-mail adresinize gelecek onay linkini tıklamanız yeterli olacaktır.

Kommentare