Berat Bey'e Övgü ve Milletimize Tavsiye

Ağır bir hüznün tam ortasına gömüldüm, yüreğim yanıyor, içimde demadem bir isyan büyüyor. Hazine ve Maliye Bakanı, reisimizin muhterem damadı, Berat Albayrak Beyefendi, istifa mektubu yazıp terk-i diyar eylemiş. Din-u devlet düşmanları, taife-i zındıka ve yerli işbirlikçileri ve dahi dış mihraklar, kim bilir nasıl desiseler yaptılar, ne fitneler icat eylediler de kaydırdılar canlar feda olası bakanımızın ayağını.


TÜİK verilerine göre İsviçre'ye taş çıkarttığımız, memleketin bütün denizlerinde doğalgaz keşfettiğimiz, milletimize verilecek müjdeli haberleri yetiştirmekte güçlük çektiğimiz, milletçe keyif çayı içmekten dört köşe zevke garkolduğumuz, esnafımızın süt banyosu yaptığı, tüccarlarımızın gemiler yürüttüğü, öğrencilerimizin pastırmalı yumurtalarla beslendiği, çiftçimizin zenginlikten ekmeye dikmeye üşendiği şu günlerde olacak iş mi bu? Tam da tünelin sonundaki ışık iyice parlamıştı, Kasım Ekim'den iyi gelmişti, Ekim de Eylül'den zaten iyiydi ve Aralık'ta ülkemizin şahlanmasına ramak kalmıştı. Makus talihimiz yine karşımıza dikildi ve Japonya'da bile eşine-menendine rastlanamayacak çapta bir devlet ve siyaset adamı olan Berat Bey, sırra kadem bastı. Haberi İnstagram'dan öğrendik, Twitter hesabını da kapatmış bakanımız. 

Hadisenin bu dehşetli vaziyete ermesinde milletçe kusurumuz büyük. Yetinemedik elimizdekilerle, hakkıyla şükredemedik halimize, layıkıyla hamdedemedik Rabbimize memleketin ulaştığı refah, güven ve huzur ortamı için. Cenab-ı Mevla da ne yaptı, aldı elimizden veli nimetimizi, hüsrana düçar olduk işte. Dolar bilmem kaç liraya yükseldi, enflasyon bilmem kaça çıktı, işsizlik nerelere vardı, asgari ücret yetişmiyor, boğazımız doymuyor, iki yakamız bir araya gelmiyor deyu sabah-akşam tezvirat yapan gayr-i memnunların gözü aydın. Her şeyin sorumlusu diye yaftaladığınız, kifayetsiz diye itham ettiğiniz o büyük insanı nihayet küstürdünüz. Artık rahata kavuşursunuz!

Halbuki, bakabilen herkesin bakan olabildiği vatanımızda, maliyeyi bir yandan, hazineyi diger yandan idare edebilmek için ne fedakarlıklar yaptı Berat Bey! Her işe bakmaktan adam gözlerini dakikada kırk defa kırpıyordu yahu. Güzel güzel izah mı etmedi, sunumlar mı yapmadı, meseller mi anlatmadı, deyişler mi demedi, aforizmalar mı söylemedi, gecesini gündüzüne mi katmadı?! En çetrefilli ekonomi meselelerini projektörlerle duvarlara yansıtıp `bakın burası çok önemli´ diye diye belletmedi mi bütün otoritelere? Daha ne istiyorsunuz, Allah'tan korkun! Bak, ne diyor İnstagram'a koyduğu istifa ilanında, diyor ki, aileme vakit ayıramadım diyor, sağlığım bozuldu, diyor. Ehl-i vicdanın tüylerinin dikenlenmemesi mümkün mü Allah aşkına!? Ben okurken, gayr-i ihtiyari yanağımdan yaş süzüldü, inanın! 

Bir daha böyle marifetli insan bulamayız başımıza, efendiler! Bakanımızı beğenmeyen hasutlara kanmayın! Çekemiyorlar. Hem bir marifeti olmasa Koca Reis, kızını verir miydi Berat Bey'e? Alelade bir insan bile gözü tutmadığı adama vermiyor kızını icabında. Her aklınıza geleni fikir diye söylemeyin, önce tefekkür edin biraz. Gençlik desen onda, dinamiklik desen onda, tatlı dil-güler yüz desen onda, nüktedanlık onda, hazır cevaplılık onda, sempatiklik onda, namazında niyazında, zevk-i selim onda, kalb-i selim onda. Akıl desen yine onda. Gözlerinden zeka fışkırıyor adamın. Vaktiyle bir nutuk çektiydi hatırlayın, koskoca Sabancı bile ağzı açık dinledi de nasıl meth-u sena edeceğini şaşırdıydı. Yok-yok, böylesi bulunmaz efendiler, böylesi bulunamaz! Gelin, yarından tezi yok, sokaklara dökülelim, kanlı gözyaşlarıyla kapısına dikilelim. Umulur ki rikkat hissi tahrik olur da geri döner bakanımız, ekonomik kurtuluş savaşına devam ederiz kaldığımız yerden. 

Haydi gazamız mübarek ola! 

Gün bugündür. 

Yalnız Muhalif/ 9 Kasım 2020 




Kommentare

Kommentar posten

Beliebte Posts aus diesem Blog

MUTLAKA SEYRETMENİZ GEREKEN 12 FİLM

ALMANYA'NIN AĞLANACAK HALİ!

Stefan Zweig Neden İntihar Etti?